25 Ocak 2008 Cuma

BIRAKIN MISRALAR KONUŞSUN

Bir mısra;belki bir cümle,belki bir paragraf,belki bir sayfa,belki bir kitap,belki bir ansiklopedi...
Bir mısra bir hayat...
Bir şiir bir belki birkaç hayat...
Mısralar şifre.Hem öyle bir şifre ki Da Vinci'nin ki halt etmiş!!!
Hayat şiirde saklı.Şiir ise hayatın kendisi...

Ansızın Gitmek de Var
havanın puslu
vaktin olmadığı zamanlarda
çıkıp ta geldi bir karanlık vakti
bilinmez bir ses tellerden geçerek
öylesine şair oldum
öylesine darmadağan
öylesine tutkulu

hayalin kanatlı ata binmiş
rüzgarı da arkasına almış
gelecek diye beklerken
karşı taraftan bilmediğim ses
anlattı bilmem ne ağacından
sana yakışan tabutu
İsmail HAŞİMOĞLU

Gidenin Ardından
kan kırmızı güfte yakılan ağıt
zaman dinlemeyecek bestedir bu
oynanıyor gözyaşlarıyla zılgıt
bir canın arkasından feryattır bu
İsmail HAŞİMOĞLU

Cenaze Marşı
ikinci sonat da
bin bir çeşitli hastalık
notalara çivili
yalnızlık mı yalnızlık

tahta beşik sallanırken cadde de
ahı tutar da yüreğim konuşmaz
benimdir belki bendendir bu cenaze
dese de bedenim geçen alaya karışmaz
İsmail HAŞİMOĞLU





Hiç yorum yok:


Sen ki her dalgayı dalga görürsün!!!

Çocuk ve Su.Hayatı anlamlaştıran sade ve tek iki olgu...Akif Emre HAŞİMOĞLU - Ahmet Esat HAŞİMOĞLU