4 Mart 2008 Salı

BEN ÇAĞIRMADIM

Bazen siz istemezsiniz,çağırmazsınız.Ama o varacağı yere varır.
Nasıl ki nehirler bir yerden doğar,bir şekilde açık denizlere kavuşur.Hayat ta böyle.Öyleyse sizin elinizde olan nedir?
......
......

Konuyu mısralara bırakalım.

Ben Çağırmadım

yaprağı ben çağırmadım
asılı duran yaprakta uğur böceğini
böcekteki kırmızıyı kırmızının rengini
salına salına düşerken yere
basacaktı bir ayak
ayakları ben çağırmadım

yağmuru ben çağırmadım
savururken saç tellerine ıslak ıslak
yanaklarına karışırken
yağmurla gözyaşın bütünleşirken
göz yaşındaki tuzları ben çağırmadım

güz yorgunluğunu ben çağırmadım
girerken ruhunun derinliklerine
saba makamında musiki de
ağlatırken mağrur beste
güftenin karnına giren
sızlatan notaları ben çağırmadım

ay ışığını ben çağırmadım
geçmişin derinliklerinde
bir hatıra nakşedilirken ötelerde
omzuna dayananı düşlediğinde
sesin sessiz çığlığa döndüğünde
çığlıktaki sesleri ben çağırmadım
İsmail HAŞİMOĞLU - 2006

Hiç yorum yok:


Sen ki her dalgayı dalga görürsün!!!

Çocuk ve Su.Hayatı anlamlaştıran sade ve tek iki olgu...Akif Emre HAŞİMOĞLU - Ahmet Esat HAŞİMOĞLU