"Satrançtan nefret ederim"der Montaigne.Satrancı seven biri olarak ilk bakışta karşı çıktım bu düşünceye.Sonraları hak verdim deneme üstadı Montaigne'ye.
Der ki:Satrançta hep bir kazanan olur.Bir de kaybeden.Kaybeden kinle dolar,bir daha ki sefere daha da bilenerek gelir.Bir gün biri,diğer gün diğeri kin dolar.İnsanı kinle dolduran(bilerek yada bilmeyerek)bu oyun benim hayatımda yer bulamaz der.
Düşündüm de,bence doğru.Konu satranç değil.Tavla,futbol,kişisel müsabakalar...hepsi hepsi için geçerli bu düşünce.
Adı üstünde oyun ve spor.
Yani kardeşlik,yani dostluk...
Sahi siz biliyor musunuz?insanı kinle doldurmayan bir oyun ya da spor müsabakasını...
Taraftarı bile kinle dolduran futbol,adını ilk sıraya yazdırır herhalde.
Yaşasın Galatasaray!!!. En iyi biziz!!!
Kasparov duyuyor musun sesimizi!!!
Bu gelen Türklerin ayak sesleri!!!
28 Mayıs 2008 Çarşamba
9 Mayıs 2008 Cuma
HAKLILIK - HAKSIZLIK
Haklısınızdır.
Kendinizce haklılığınız bir temele oturur.Bu temelin gerekçeleri de vardır.Ancak bir şekilde bu haklılığınızı ifade edecek ortamı bulamazsınız.Aslında buna gerek de yoktur.
Ancak öyle bir noktaya gelirsiniz ki bazen,haklılığınızı ifade edecek durum olmamasına rağmen bir başka olay içersinde bu haklılığınızı dile getirmeye çalışırsınız.Doğru-yanlış kavramı değildir kastedilen.Ya da hak hukuk meselesi...
Sorun;Kendimizden başka kimseleri düşünce dünyalarımıza başkalarını sokmamakta.Ya da başka medeniyete(mesela Avrupa'lı) sahip insanların bizden daha iyi düşündüğünü,fikirlere saygı gösterdiğini söylemekte.Bu düşünce bizi hayrete,hayretse yerini hayranlığa,hayranlıksa teslimiyete götürmekte!!!
Hak,batılın zıddı.Batıl hakkın.Yani doğru yanlışın,yanlış doğrunun.İdrak;aksiyle tersiyle mümkün.İrade;bunu seçebilen kavram.Zeka;mekana ve zamana göre değişken.Akıl bunları idrak edebilmekte.
Karanlık aydınlığa,aydınlık karanlığa,siyah beyaza,beyaz siyaha muhtaç!!!
Haklılık ve haksızlık iç içe gibi gözükse de bazen aslında siyah ve beyaz kadar net.
Aslolan bu netliği idrak edebilecek akıllarda...
Kendinizce haklılığınız bir temele oturur.Bu temelin gerekçeleri de vardır.Ancak bir şekilde bu haklılığınızı ifade edecek ortamı bulamazsınız.Aslında buna gerek de yoktur.
Ancak öyle bir noktaya gelirsiniz ki bazen,haklılığınızı ifade edecek durum olmamasına rağmen bir başka olay içersinde bu haklılığınızı dile getirmeye çalışırsınız.Doğru-yanlış kavramı değildir kastedilen.Ya da hak hukuk meselesi...
Sorun;Kendimizden başka kimseleri düşünce dünyalarımıza başkalarını sokmamakta.Ya da başka medeniyete(mesela Avrupa'lı) sahip insanların bizden daha iyi düşündüğünü,fikirlere saygı gösterdiğini söylemekte.Bu düşünce bizi hayrete,hayretse yerini hayranlığa,hayranlıksa teslimiyete götürmekte!!!
Hak,batılın zıddı.Batıl hakkın.Yani doğru yanlışın,yanlış doğrunun.İdrak;aksiyle tersiyle mümkün.İrade;bunu seçebilen kavram.Zeka;mekana ve zamana göre değişken.Akıl bunları idrak edebilmekte.
Karanlık aydınlığa,aydınlık karanlığa,siyah beyaza,beyaz siyaha muhtaç!!!
Haklılık ve haksızlık iç içe gibi gözükse de bazen aslında siyah ve beyaz kadar net.
Aslolan bu netliği idrak edebilecek akıllarda...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sen ki her dalgayı dalga görürsün!!!
Çocuk ve Su.Hayatı anlamlaştıran sade ve tek iki olgu...Akif Emre HAŞİMOĞLU - Ahmet Esat HAŞİMOĞLU