Belki duymuşsunuzdur.La Fontain'in meşhur hikayelerindendir.
Şehir faresi,tarla faresini yemeğe davet eder.Sofra da yok yoktur.Tarla faresinin hayatında görmediği yiyecekler vardır masada.Gel gelelim bir türlü rahat yemek yiyemezler.Tam yiyecekleri sırada ses duyup,deliklerine kaçarlar.Bu olay bir,iki,üç olunca Tarla Faresi:"Arkadaş ben gidiyorum.İstersen yarın sen bana gel.Rahat huzurlu ortamda kuru ekmek yeriz..." der...
Ortaköy'de,Etiler'de,Nişantaşı'nda,Bebek'de ya da bilmem İstanbul'un,Türkiye'nin en meşhur!yerlerinde yaşamıyor olabilirsiniz.Gelir düzeyiniz kötü de olabilir.Dahası işlerinizde kötü olabilir.Az kazanıyor da olabilirsiniz.
Soru şu; Her nerede olursa olsun bir lokma kuru ekmeği yerken rahat ve huzurlu musunuz? tat alabiliyor musunuz?
Buna göre siz ya şehir faresisiniz ya da tarla faresi...
Hem şehir faresi olup hem rahat,hem huzurlu olabilmek en iyisi herhalde.Aksi takdirde tarla faresi olmak daha iyi.Ya da olabilmek...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder